
Sektördeki En Önemli Sorun
Kalitesiz Üretim
Sarmak Makina Yönetim Kurulu Üyesi ve Yağsız Sistemler Koordinatörü
Murat Saracoğlu, firmalarının Adana'daki İncirlik ve Hacı Sabancı
Organize Sanayi'ndeki toplam 24 bin metrekarelik fabrika sahalarında
entegre bir sistemle çalıştığından, döküm parçaları ve ithal
komponentler haricindeki tüm parçaların en son teknolojiye sahip
CAD/CAM CNC (bilgisayar nümerik kontrollü) işleme merkezleri ve
tezgahlarında üretildiğini ifade ediyor. Ar-Ge çalışmalarının da
aralıksız sürdüğünü belirten Saracoğlu, Ar-Ge ve tasarım
bölümlerindeki deneyimli makina mühendislerinin ve konstrüktörlerin
de üretime sürekli destek verdiğini vurguluyor.
Kuruluşu 1969 Yılına Kadar Gidiyor
Sarmak Makina'nın kökleri Makina Yüksek Mühendisi M.Turgay
Saracoğlu'nun 1969 yılında tesisat, mühendislik ve taahhüt
hizmetleri için Adana'da kurduğu Tusar adlı firmaya dayanıyor.
Kuruluşundan itibaren ısı kazanları ve hidrofor sistemleri üzerinde
yoğunlaşan firma, 1980 yılında pistonlu kompresör ve 1985 yılında
Mannesmann Demag lisansı altında vidalı kompresör imalatına
başlıyor. 2000’li yılların başında Samsung Techwin Turbo
Kompresörleri satış & servis exclusive distribütörlüğünü bünyesine
katan Sarmak Makina, Türkiye'de bu alanda hizmet veren çok az
sayıdaki kuruluştan biri olma şansını bulmuş oldu. İlerleyen
yıllarda, turbo kompresör konusunda kısa zamanda önemli işler
gerçekleştiren Sarmak Makina, özellikle Türkiye ve Türki
Cumhuriyetlerdeki büyük çaplı tekstil projelerine imza attı.
Ürün Grupları ve Hedefler
2007 yılında özellikle hastaneler, laboratuvarlar, ilaç, kimya,
gıda, içecek, elektronik ve otomotiv sektörlerine yönelik
"Su-Püskürtmeli %100 yağsız vidalı kompresörleri"ni ürün
yelpazelerine dahil ettiklerini söyleyen Murat Saracoğlu, sözlerini
şöyle sürdürüyor; "Geleneksel yağsız kompresörlerin aksine dişli
kutusu barındırmayan ve basınçlı hava sıkıştırma prosesinin '%100
yağsız' olduğu yeni mono-vida bloğu teknolojisini ilgili sektörlere
fuarlar ve reklam kampanyaları vasıtasıyla halen duyurmaktayız. Çok
kısa sürede büyük ilgi gören bu kompresörün Türkiye’deki yakın
geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyoruz.
Bugün itibariyle Türkiye’de benzeri bulunmayan, dünyada ise çok
nadir rastlanan bir basınçlı hava yelpaze genişliğine kavuşan
firmamız; 1.1 kW motor gücünden 2,400 kW motor gücüne kadar
işletmelerin talebini karşılayabilecek durumdadır. Sarmak Makina,
deneyimli ve uzman satış mühendisleri ile müşterilerine ürün
seçiminde bir danışman olarak hizmet vermeyi ilke edinmiş 'uzman
firma' sıfatını taşımaktadır". Saracoğlu, ürünlerini "pistonlu
kompresörler", "sabit & seyyar yağlı/yağsız vidalı kompresörler",
"turbo kompresörler" ve "basınçlı hava ekipmanları" olarak 4 ana
grupta topladıklarını belirterek, geleceğe dönük hedefleri hakkında
ise şunları söyledi: "Kısa vadede yeni vidalı kompresör
modellerimizi müşterilerimizin beğenisine sunmayı, orta vadede
su-püskürtmeli %100 yağsız kompresörlerimizin müşteri portföyünü
genişletmeyi ve uzun vadede ise yatırımlarımızı ve dolayısıyla
üretim derinliğini ve genişliğini artırmayı hedefliyoruz".
Standartlar ve Ar-Ge Çalışmaları
Sarmak Makina'nın ISO ve CAGI PNEUROP standartlarında üretim ve test
aşamalarını gerçekleştirdiğini kaydeden Murat Saracoğlu, ayrıca
GOST-R, CE, TSE ve TSEK belgelerine de sahip olduklarını ifade
ediyor. "Kalite üretmek, bizim için bir söylemden çok bir şirket
anlayışıdır ve bu anlayışımızın yansımalarını her kademedeki çalışma
arkadaşlarımızda görebilirsiniz" diye konuşan Saracoğlu, her
şirketin önceliği haline gelen inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarını da
kesintisiz olarak devam ettirdiklerine dikkat çekiyor. Saracoğlu,
küresel ve gerçek anlamda kurumsal şirketlerdeki gibi kişiye bağlı
kalınmayan, profesyonel ve sorunsuz işleyen sistemleri yerli yerine
oturtulmazsa şirketlerin ömrünün ipotek altına alınabileceğinin
altını çizerek, "Aslında bütün uzun vadeli hedeflerin kaynağı burada
saklı. Fakat tabii ki, bu geniş bağlamda şirket kültürünün
metamorfoz evresinden geçirilmesini öngören ve yıllar süren çalışma
gerektiren bir konu" şeklinde konuşuyor.
Kompresörün Girmediği Yer Yok!
"Bizim sektörde klasik bir söylem vardır: Kompresörün girmediği yer
yoktur! Kapasitesi ne olursa olsun, kompresörlerin ürettiği basınçlı
hava, işletmeler için elektrik, su ve doğalgaz gibi bir enerji
çeşidi olarak kritik enerji kaynaklarındandır. Basınçlı hava
spesifik olarak pnömatik aletlerde, enstrümanlarda, proseslerde,
otomasyonlarda ve benzeri birçok lokasyonda kullanılıyor" diye
konuşan Murat Saracoğlu, tekstil, otomotiv yan sanayi, plastik,
demir-çelik, medikal, gemi yapımı, inşaat gibi uzayan bir listede 33
yıldır faaliyet göstermenin gururunu taşıdıklarını söylüyor.
Kendi servis elemanlarını periyodik olarak eğittiklerini, böylece
kaliteli, hızlı ve makul fiyatlarla satış sonrası servis
sunduklarını belirten Saracoğlu, çoğu firma gibi vidalı
kompresörlerin servisini yetkili servislerle veya distribütörlerle
değil, sadece kendi bünyelerindeki teknik elemanlarıyla
verdiklerini, bu yolla müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çekmeye
çalıştıklarını dile getiriyor. Şu anda Adana, İstanbul, Ankara,
İzmir, Bursa ve Kayseri'de Sarmak Makina Servis Merkezleri
bulunduğunu söyleyen Saracoğlu, yakın gelecekte bu sayıyı artırmayı
hedeflediklerini ifade ediyor.
Pazara Standart Dışı Ürünler Sürülüyor
Sektörün en büyük sorununun kalitesiz üretim olduğunu vurgulayan
Murat Saracoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Basınçlı hava sektöründe norm ve standartlar dışında ürün piyasaya
sürülmekte ve ne yazık ki kayıt dışı satış gerçekleşmektedir.
Bu gibi haksız rekabet koşulları bizi tabiî ki olumsuz şekilde
etkiliyor. AB standartlarının sadece kağıt üzerinde kalması değil
uygulamaya geçmesi ve kullanıcıların daha da bilinçlendirilmesi bu
olumsuzları da ortadan kaldıracaktır".
Saracoğlu, her şeyi devletten beklememek gerektiğini, fakat bu
standartlar ve kayıt dışılığı önlemek konusunda çok daha hassas
davranılmasının, kompresör sektöründe çalışan kuruluşları olumlu
yönde etkileyeceğinin altını çiziyor.
Leasing konusuna da değinen Saracoğlu, leasing gibi bazı bürokratik
kararların danışılmadan ve alelacele alınmasının hem üretim
planlamasını etkilediğini hem de müşterilerin leasingi dezavantaj
olarak görmesi sebebiyle satışlardaki leasing oranının düştüğünü
vurguluyor.
Bu
haberi pdf olarak indirmek için tıklayınız...
|